Kuran-i Kerim Oku

37. Sâffât
سُورَةُ الصَّافَّاتِ
182 ayet • Mekki
121
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
Biz iyileri işte böyle ödüllendiririz!
122
إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ
Gerçekten onlar, Bizim tam inanmış has kullarımızdandı.
123
وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ
İlyas da şüphesiz resullerdendi.
124
إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ
Hani o halkına şöyle demişti: Siz hâla şirkten ve günahlardan sakınmayacak mısınız? Sizin de, gelip geçmiş atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı, o Mükemmel Yaradanı bırakıp hâla Ba’l’e tapmaya mı devam edeceksiniz? {KM, I Krallar 18,24-40}
125
أَتَدْعُونَ بَعْلًۭا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَٰلِقِينَ
Hani o halkına şöyle demişti: Siz hâla şirkten ve günahlardan sakınmayacak mısınız? Sizin de, gelip geçmiş atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı, o Mükemmel Yaradanı bırakıp hâla Ba’l’e tapmaya mı devam edeceksiniz? {KM, I Krallar 18,24-40}
126
ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ
Hani o halkına şöyle demişti: Siz hâla şirkten ve günahlardan sakınmayacak mısınız? Sizin de, gelip geçmiş atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı, o Mükemmel Yaradanı bırakıp hâla Ba’l’e tapmaya mı devam edeceksiniz? {KM, I Krallar 18,24-40}
127
فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ
Fakat bunlar onu yalancı saydılar. Bundan ötürü de, onlar tutuklanıp hesap günü mutlaka yargılanacak ve cehenneme götürüleceklerdir.
128
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
Ancak Allah'ın ihlasa erdirdiği kulları böyle olmaz.
129
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْءَاخِرِينَ
Sonraki nesiller içinde ona da iyi bir nam bıraktık. “Selam olsun İlyas'a!”
130
سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ
Sonraki nesiller içinde ona da iyi bir nam bıraktık. “Selam olsun İlyas'a!”
131
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
Biz iyileri işte böyle ödüllendiririz!
132
إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ
Gerçekten o bizim tam inanmış has kullarımızdandı.
133
وَإِنَّ لُوطًۭا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ
Lût da şüphesiz, resullerdendi.
134
إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ
Onun suçlu kentini cezalandırırken, geride kalanlar arasında yer alan yaşlı eşi hariç, kendisini ve ailesini kurtardık.
135
إِلَّا عَجُوزًۭا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ
Onun suçlu kentini cezalandırırken, geride kalanlar arasında yer alan yaşlı eşi hariç, kendisini ve ailesini kurtardık.
136
ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْءَاخَرِينَ
Sonra da ötekileri imha ettik.
137
وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ
Siz de sabah akşam onların diyarlarına uğrarsınız. Hâla aklınızı kullanmayacak mısınız?
138
وَبِٱلَّيْلِ ۗ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
Siz de sabah akşam onların diyarlarına uğrarsınız. Hâla aklınızı kullanmayacak mısınız?
139
وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ
Yûnus da şüphesiz resullerdendi.
140
إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ
Hani o, Rabbinden izinsiz kaçıp yolcusunu doldurmuş gemiye kendini atmıştı.