Kuran-i Kerim Oku

80. Abese
سُورَةُ عَبَسَ
42 ayet • Mekki
21
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ
Yaratan onu neden yarattı?Bir meni damlasından yarattı.Yarattı ve güzel bir biçim verdi.Sonra da hayat yolunu kolaylaştırdı.En sonunda da onu öldürür ve kabre koyar. Daha sonra da, istediği zaman onu diriltir.
22
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ
Yaratan onu neden yarattı?Bir meni damlasından yarattı.Yarattı ve güzel bir biçim verdi.Sonra da hayat yolunu kolaylaştırdı.En sonunda da onu öldürür ve kabre koyar. Daha sonra da, istediği zaman onu diriltir.
23
كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ
Hayır! İnsan, Allah'ın buyruğunu lâyıkıyla yerine getirmedi.
24
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ
Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük.Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
25
أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّۭا
Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük.Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
26
ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّۭا
Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük.Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
27
فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّۭا
Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük.Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
28
وَعِنَبًۭا وَقَضْبًۭا
Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük.Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
29
وَزَيْتُونًۭا وَنَخْلًۭا
Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük.Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
30
وَحَدَآئِقَ غُلْبًۭا
Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük.Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
31
وَفَٰكِهَةًۭ وَأَبًّۭا
Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük.Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
32
مَّتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ
Bütün bunları sizin ve davarlarınızın faydalanması için yaptık.
33
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ
Ama vakti gelip de o kulakları patlatan dehşetli gün geldiği zaman
34
يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ
İşte o gün kişi kardeşinden, annesinden ve babasından, eşinden ve evlatlarından bile kaçar.
35
وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ
İşte o gün kişi kardeşinden, annesinden ve babasından, eşinden ve evlatlarından bile kaçar.
36
وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ
İşte o gün kişi kardeşinden, annesinden ve babasından, eşinden ve evlatlarından bile kaçar.
37
لِكُلِّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍۢ شَأْنٌۭ يُغْنِيهِ
O gün onlardan her birinin başından aşkın derdi ve tasası vardır.
38
وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ مُّسْفِرَةٌۭ
Yüzler vardır o gün pırıl pırıldır.
39
ضَاحِكَةٌۭ مُّسْتَبْشِرَةٌۭ
Güleçtir, sevinç doludur.
40
وَوُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌۭ
Yüzler de vardır toza toprağa bulanmış,