Kuran-i Kerim Oku

56. Vâkıa
سُورَةُ الوَاقِعَةِ
96 ayet • Mekki
21
وَلَحْمِ طَيْرٍۢ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
Canlarının istediği kuş etleri...
22
وَحُورٌ عِينٌۭ
Ve gün görmemiş saklı inciler gibi güzel eşler...
23
كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ
Ve gün görmemiş saklı inciler gibi güzel eşler...
24
جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
Bütün bunlar dünyada yaptıkları güzel işlere mükâfat olarak verilecek.
25
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا تَأْثِيمًا
Onlar cennette ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir laf işitmezler.
26
إِلَّا قِيلًۭا سَلَٰمًۭا سَلَٰمًۭا
İşittikleri söz, hep: “Selâm! selâm!” sesleridir.
27
وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ
Ashab-ı yemin ki ne ashab-ı yemin! Ne mutludur onlar!
28
فِى سِدْرٍۢ مَّخْضُودٍۢ
Dalbastı kirazlar,
29
وَطَلْحٍۢ مَّنضُودٍۢ
Dolgun salkımlı muzlar,
30
وَظِلٍّۢ مَّمْدُودٍۢ
Yayılmış gölgeler... [4,57; 13,35; 77,41]
31
وَمَآءٍۢ مَّسْكُوبٍۢ
Şarıl şarıl akan sular... [47,15]
32
وَفَٰكِهَةٍۢ كَثِيرَةٍۢ
Tükenmeyen, eksilmeyen, hiçbir surette esirgenmeyen birçok meyveler içindedirler.
33
لَّا مَقْطُوعَةٍۢ وَلَا مَمْنُوعَةٍۢ
Tükenmeyen, eksilmeyen, hiçbir surette esirgenmeyen birçok meyveler içindedirler.
34
وَفُرُشٍۢ مَّرْفُوعَةٍ
Onlara, pek değerli eşler de verdik. Biz o eşleri, yepyeni bir yaratılışla yaratıp, sûret ve sîretlerini son derece güzelleştirdik.
35
إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءًۭ
Onlara, pek değerli eşler de verdik. Biz o eşleri, yepyeni bir yaratılışla yaratıp, sûret ve sîretlerini son derece güzelleştirdik.
36
فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا
Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.
37
عُرُبًا أَتْرَابًۭا
Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.
38
لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ
Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.
39
ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
Birçoğu önceki ümmetlerden, birçoğu da sonrakilerden.
40
وَثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ
Birçoğu önceki ümmetlerden, birçoğu da sonrakilerden.